Uzmanlarımız
Ferhan Efeçınar
1968'de İzmir'de doğdu. 1989 yılında 9 Eylül Üniversitesi G.S.F Sinema-TV- Fotoğraf Anasanat dalı Sinema-Tv Yönetmeni olarak mezun oldu. 1993-1998 yılları arasında aktif olarak sinema-tv yapım yönetim departmanlarında çalıştı.

2005-2009 yıllarında Akademi Ege Sahne ve Görüntü sanatları Radyo-TV bölüm başkanlığını üstlendi.

2008 yılında Internatinal Quantum Coaching'i kurdu.
Kuantum Sıçramasi, Kuantum Koçluk Programi, Kuantum Diyarı'ında Kelebekleri Özgürleştirmek kitaplarının yazari Ferhan Efeçınar şu anda kuantum yaşam-kariyer ve öğrenci koçluğu alanlarında Newyork Integral Center Michael Wayne, L. Ac. Ph.D. ile işbirliği içerisinde koç yetiştirmekte ve bireysel koçluk seansları yapmaktadır.


İzmir'de ve İstanbul'da bu alanlarda merkezleri bulunmakta Kuantum Koç'luk mesleğini duyurma alanında öncülük yapmaktadır
 
ZİHNİMİZ NASIL ÇALIŞIYOR?
 
Nasıl bir hayat sürüyorsunuz? Yaşamakta olduğunuz süreç arzu ettiğiniz gibi mi akıyor? Özel ilişkileriniz, arkadaşlık ilişkileriniz nasıl? Patronunuzla ve iş arkadaşlarınızla uyum içinde misiniz? Sağlığınız yerinde mi? Ya ekonomik durumunuz ? Peki her şeyden önemlisi siz yaşamınızdan ne istediğinizi biliyor musunuz? Lütfen birkaç dakika bu soruları kendinize sorun. Bu soruların yanıtları sizin yaşamınız hakkında ne kadar söz sahibi olduğunuzu ve yaşam sorumluluğunuzun ne kadarını elinizde tuttuğunuzu gösterecektir.

Yaşadığınız yaşam sizi mutlu etmiyorsa bu seçimi yapan sizsiniz ve değiştirebilecek zihinsel güce de sahip olan sizsiniz. Belki bunu nasıl yapacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Öyle ise Bilinçaltı Telkin CD’lerimiz size bu konuda çok büyük bir destek sağlayacaktır.

Korkularınız mı var, kendinizi yetersiz ve güçsüz mü hissediyorsunuz, gelecek sizi korkutuyor ve kendinizi güvende hissetmiyor musunuz, bağımlılıklarınızdan ötürü sağlıklı ve kaliteli bir yaşam süremiyor musunuz, var olan iç güzünüzü kullanamıyor ve yaşamda kendinizi kurban edilmiş mi hissediyorsunuz o zaman sizler için hazırladığımız Bilinçaltı Telkin CD’lerimiz size kendi gücünüzü ortaya çıkarma ve kendi yaşamlarınızın mimarı olabilme olanağını sunmaktadır.

Bizi yöneten, yaşamımızı yönlendiren nedir? Bunun için zihnimizin yapısına göz atalım. Zihnimiz iki ana bölümden oluşmaktadır. Bir buz dağı gibi suyun üzerinde gözüken %10’luk kısmı Bilinç, suyun altındaki %90’lık bölümü de bilinçaltımızdır.
 
BİLİNÇLİ ZİHİN
 
Bilinç düzeyinde aklımız, fikrimiz ve irademizi kullanarak yaşantımızda seçimler yaparız. Bu seçimler çevremizde olup biten binlerce olasılıktan biri olarak yaşamımıza girer. Başlangıçta bilinçli zihnimizle yaptığımız bu seçimler ve kararlar doğduğumuz andan itibaren yetiştiğimiz ve geliştiğimiz dünyamızın donelerine göre gerçekleşir. Nedir bu doneler; ailemizden, okulumuzdan ,arkadaş çevremizden ve iş yaşamımızdan bizlere geçen düşüncelerdir, yargılardır. Bu yargıları bizler biraz sonra değineceğimiz bilinçaltımıza kaydetmişizdir ve bilinç düzeyindeki seçimlerimiz buna göre gerçekleşir. Demek ki bilinç günlük yaşam içinde verdiğimiz kararların ve seçimlerin zihnimize giriş kapısıdır.

Zihnimizin giriş kapısını bir kameranın objektifi gibi düşünelim. Sadece deneyimlediği ve var kabul ettiği üç boyutlu dünyanın bilgilerine göre davranır. Bu bilgileri de beş duyu organın deneyimlerine göre algılarlar. Halbuki bu kameranın objektifinin kaydettiği üç boyutlu dünyamız dışında milyonlarca bilgi vardır ve bunlar bilinçli zihin tarafından algılanmadan direk bilinçaltına kaydolur.

Bilinçli zihnimiz, zihnimizin ortalama %10 nunu oluşturur. % 90 lık bilgi bilinçaltında yer almaktadır. Bu nedenle bizi idare eden bilinçaltımızdır.

Bilincimiz egomuz tarafından yönetilen kendimizi korumak için geliştirdiğimiz savunma mekanizmalarının mekânıdır. Egonun çok yükselmesi bizlerin bilinçaltımızla kuracağı ilişkiyi olumsuz yönde etkiler.
 
BİLİNÇALTI ZİHİN
 
Bilinçaltımız KÜTÜPHANE’dir
Doğduğumuz andan itibaren hatta insanlığın var oluşundan itibaren gelen tüm bilgilerin kayıtlı olduğu çok büyük bir arşivdir. Her şey bilinçaltımızda kayıtlıdır. Hatta sadece üç boyutla algıladıklarımız ve beş duyumuzun algıladıkları dışında. Amacımız bu kütüphaneden yararlanmaktır. Objektiften zihnin yargı duvarını aşarak, bilinçaltına geçen milyonlarca bilgi var ve bu bilgiler yararlanmamız için bizi bekliyor. Zihnimiz 1 sn.de 400 milyar bit bilgiyi içine alıyor ve bilinçaltına kaydediyor. Fakat bizler bilinç düzeyinde sadece 2000’ inden haberdar oluyoruz. Sizce de müthiş değil mi?

Bilinçaltımız HARD DISK’tir

Zihnimizi bir bilgisayar olarak düşünürsek, bilinçli zihnimiz ön bilgileri alan küçük bir hard disk(flopy) ve aynı zamanda monitördür. Bilinçaltımız ise tüm bilgilerin kaydolduğu ve programların yüklenip çalıştırıldığı Hard Diskimizdir. Burada hangi program yüklüyse biz bilinçli zihnimizde bu programa göre yaşarız. Programlar nasıl yazılır bilinçaltımıza? Yaşadıklarımızdan edindiğimiz kararlar sonucundaki yargılarımızdan yani kayıtlarımızdan. Bilinçaltınızda geçmişten getirdiğiniz bir kayıt olarak “paranın zor kazanılacağına” dair bir yazılımınız varsa, bilinçaltınız bu programa göre çalışır ve siz gerçekten parayı zor kazanırsınız. Ya da karşı ilişkiler üzerine “karşı cinse güven olmaz” gibi bir yazılımınız varsa sonuç zor giden ya da yürümeyen ilişkiler olacaktır. Bunu nerede mi göreceksiniz. Bakın yaşamınıza o sizin monütörünüzdür. Mönütörünüze bakın ilişkileriniz nasıl gidiyor, ekonomik durumunuz nasıl, başarılı mısınız, sağlıklı mısınız? Yaşamınızda bunlardan biri veya birkaçıyla ilgili sorununuz varsa, işte o zaman hard diskteki programlara, kayıtlara bakmak gerek. Demek ki burada sizi mutsuz kılacak kayıt veya kayıtlar mevcut. *

Bilinçaltımız enerji üreten bir DİNAMODUR
Beynimizde nöronlar arasında iletişimi sinapslar sağlar. Sinapslar düşüncelerin enerjilerini nöronlara taşıyan elektrik ve bilgi yüklü yollardır. Tüm kayıtlarımız bu sisnaslarla gerçekleşir. Zihnimiz bir dinamo gibi sürekli elektrik üretmektedir. Üretilen elektrik beynimizden dışarıya frekans yayınlamaya başlar. Zihnimizden çıkan frekans kendisiyle eş olan frekansla eşleşir. Örneğin sevdiği kişi tarafından aldatılmaktan korkan kişi “ya aldatılırsam” düşüncesinin yaydığı frekansla evrende eşleşme yaşayacaktır. Bu düşüncenin 7 Hz. cinsinden bir frekansı olduğunu düşünürsek çıkan frekans evrende 7 Hz.i arar ve bulur. Bu düşüncenin sahibi büyük bir olasılıkla aldatılır. Bu nedenle bizler düşüncelerimizle kendi yaşamımızı gerçekleştiriyoruz. *

Bilinçaltımız MIKNATISTIR
Çok güçlü bir çekim gücüne sahiptir. Neleri çeker bu mıknatıs? Yukarıda bahsettiğimiz programları oluşturan kayıtların yaşamımızdaki gerçeklerini. Bu şu demektir, bilinçaltımızda hangi kayıt mevcutsa o kayda uygun yaşam deneyimlerini çekeriz. Kayıtlardan korkular doğar, korkulardan eskileri pekiştiren yeni kayıtlar. Tam bir kısırdöngü. Bir yerden başlamak gerekiyor, hangisini önce tespit edersek ondan. Korkuysa tespit edilen, korku enerjisini sevgi enerjisine dönüştürmeyi, kayıtsa tespit edilen, yaşamımızı olumsuz olarak etkileyen kaydın yerine olumlu kaydı yerleştirmek gerekiyor. Bunu yapamadığımız zaman bizi olumsuz etkileyen program çalışır ve bizler büyük bir çekim gücüyle, bu korku ve kayıtların doğurduğu deneyimler denizinde yüzeriz ve arzu ettiğimiz ufuklara yelken açamayız. Sonra da şunu deriz “ neden hep aynı tarz olaylar yaşıyorum”. Sebep mıknatısınızın çekim alanı. Öyle güçlü bir bilinçaltına sahibiz ki çekeceğimiz deneyimleri seçme şansımız var ve yöntemi aslında çok kolay ama emek isteyen bir çalışma.

Bilinçaltımız İLK YARDIM ÇANTAMIZDIR
Bir felaket anında ya da bir kaza anında bilinçaltınız yardıma koşar. Yapmanız gerekli olan neyse bilinçli zihninizden bağımsız olarak bir anda sizi kurtaracak bir şekilde çalışır. Çünkü bizler aslında her durumda ne yapılması gerektiğini biliyoruz ama bu bilinç düzeyinde fark edilmiyor. Kardeşimin ayağının tabanı midyelerden oluşan bir kayaya çarpınca yarılmıştı ve annemin ilk yaptığı kardeşimin ayağını havaya kaldırmak ve onu baş aşağı getirmek oldu. Bu doğruydu çünkü kanamanın durmasını bu şekilde sağlayabilirdi. Sonradan ona sorulduğunda neden böyle davrandığını bilemediğini söyledi. Çünkü bilinçaltı ilk yardım mekanizmasını çalıştırmıştı. Burada belirtmeliyim ki bazı ani şok durumlarımda bu mekanizma çalışmıyor ve kişiler donup kalabiliyor. Çünkü var olan korku o denli büyük bir enerjiye sahip oluyor ki nöronlar arasındaki elektriksel bağlantı kesiliyor. Ön lop’un çalışması “servis dışı” kalıyor. *

Bilinçaltımız “MUCİT”tir
Bir çok sanatçı ve bilim adamı bilinçaltından gelen mesajları ya da bilişleri değerlendirerek evrakalar yaşarlar. Çünkü her bilgi burada yatmaktadır ve ona ulaşmak sadece yoğunlaşarak talep etmeyle gerçekleşir.

Bilinçaltımız bizimle konuşur. Bunu sezgiler yoluyla yapar. Hani deriz ya bazen içimden gelen ses, işte bu bilinçaltının sesidir. Bizler genelde bu sesi dinlemeyiz ve deriz ki mantığım böyle diyor. Burada mantığı yadsımıyoruz. Sadece mantığımız yargılarımıza göre hareket ettiğini ve yanılma payımız çok yüksek olduğunu belirtiyoruz. Sezgilere önem vermemiz gerektiğini düşünüyorum dikkat edin her zaman içinizden gelen ses haklı çıkar.
 
BİLİNÇALTINI YENİDEN PROGRAMLAMAK
 
Bilinçli Zihin – BETA FREKANSI (14 Hz. ve üzeri) :
Bizler günlük hayatımızda genellikle 14 Hz ve üzeri bir frekans yayarız yaşadığımız evrene. Bu yüksek Hz.lik alanda Ego’muz devrededir ve sürekli sorgulama, yargılama, çarpıtma, silme ve genelleme şeklinde çalışmaktadır. Bu esnada zihinlere herhangi bir telkinin girme olasılığı çok düşüktür. Telkin almayı Ego reddeder.

Bilinçaltı Zihin - TETA FREKANSI (4-7 Hz):
Bizler uyku esnasında 4-7 Hz.lik bir frekans yayarız. Bu esnada uykuda olduğumuz için dışarıdan gelen telkinleri alamayız ya da yeterli verimlilikte alamayız. Çünkü uyuyoruzdur.

Bilinçaltı Giriş Kapısı : ALFA FREKANSI ( 7-14 Hz.):
Bilinçaltı alanına girmek için bir kapıya bir aralığa ihtiyacımız vardır bu kapıya ALFA kapısı denir. 7*14 Hz.lik bu alanda başlayan telkinler siz derin uykuya dalsanız bile kayıt olarak bilinçaltınıza kaydolmaya başlar. Gün içerisinde doğal olarak iki kere bu alana gireriz biri sabah uyandığımız andır diğeri de uykuya dalmadan önceki andır. Bazen gün içerisinde gözümüzün dalıp gittiği anlarda da bu kapıya gireriz. Bir de TV seyrederken yaklaşık 20 dk.lık periyotlarla bu kapıya geliriz. Bu nedenle TV reklamları yaklaşık 20 dk.lık aralıklarla yapılmaktadır. Tüketici bir toplum oluşturulmasının yolu ALFA kapısından geçmektedir.

Gelelim konumuza hazırladığımız bilinçaltı CD’lerini gece yatağa yatar yatmaz dinlemeye başladığınızda CD altında yer alan olumlamalar, telkinler alfa kapısından geçmeye başlar ve siz uykuya dalsanız bile bilinçaltınız CD atlında yer alan telkinleri kabul eder. Ego devre dışı olmadığı için ve verilen telkinler sizin arzu ettikleriniz olduğu için çok rahatlıkla bilgilerin kayıt haline gelmesi sağlanır. Bu şekilde Bilinçaltı yeniden programlanmaya başlar. Tarayıcınız bu resmin gösterilmesini desteklemiyor olabilir.

BİLİNÇALTI TELKİN CD’LERİ NE İŞE YARAR?

Yaşamınızda ulaşmak istediğiniz hedeflerinizin ve arzularınızın olmaması konusunda tek bir durum söz konusudur. İsteklerinizin olacağına “İNANMAMAK”. Bir şeyin olabilirliğine inandığınız anda adına mucizevî denecek olaylar yaşamaya başlarsınız ve arzu ettiklerinize kavuşursunuz. Demek ki bura da çalışılması gerekli olan temel konu sizin arzu ettiğiniz hedeflerinize inanmanızı sağlamaktır. Bilinçli zihin Ego’nun etkisiyle “nasıl olacak ki, olmaz ki, rüya bunlar, hayal bunlar, hadi canım sende” gibi sözlerle olumlu bir inanç geliştirmenize engel olur. Engeller dışarıda değildir daima sizin içinizde, sizin zihninizdedir. Zihinde inancı oluşturabileceğimiz anlar Ego’nun uyuduğu zamanlardır. Sizler için hazırlanan Bilinçaltı CD lerini geceleyin dinlediğinizde içeri giren telkinler ve olumlamalar sayesinde zihninizde arzu ettiklerinizi oluşturmanızı sağlayacak inanç oluşacaktır. Siz inandığınızda arzu ettikleriniz size ulaşılması ya da oluşturulması kolay gelecektir. Bu şekilde hedeflerinizin olabilirliğine “İNANACAKSINIZ”. Unutmayın neye inanırsanız onu yaşarsınız. Yerçekimi yasası ne kadar gerçekse zihnin inanç yasası da o kadar gerçektir.

BİLİNÇALTI TELKİN CD’LERİNİ NASIL DİNLEMELİSİNİZ?

Birinci koşul mutlaka uykuya dalmadan önce CD’yi çalmaya başlamaktır. CD başlasın siz uyanık da kalsanız uyusanız da farketmez, telkinler bilinçaltınıza kaydolacaktır.

İkinci koşul; Bilinçaltı telkin CD’nizi 21 gece atlamadan dinlemelisiniz. 21 gecenin sonrasında 7 gün hiç dinmeyeceksiniz. Bu döneme nadas dönemi diyoruz. 7 gün dinmedikten sonra ikinci 21 günlük periyota başlayacaksınız ve 21 gece atlamadan dinleyeceksiniz. Daha sonra 2. Nadas dönemine giriliyor ve 7 gün dinlemeyeceksiniz. Daha sonra üçüncü 21 günlük periyoda gireceksiniz ve tekrar nadas. Üç 21 günlük periyottan sonra inanç bilinçaltına yerleşen bir kayıt haline gelir. Genellikle arzu edilen hedef gerçekleşmiş ya da gerçekleşme yolunda harekete geçilmiş olacaktır. Eğer gerçekleştiyse CD yi dinlemeyi bırakın, gerçekleşmediyse 21 günlük dinleme, 1 haftalık nadas dönemine devam ediniz.

Bilinçaltı Telkin CD’lerini 21 gün boyunca dinlemenin sebebi şudur:
Bedenimizdeki hücreler özellikle beyin hücrelerimiz(nöronlar) bilgi kaydedicidir tüm düşünceler nöronlarımıza kaydolur. Bedenimizdeki her hücre 21 gün de bir kardeş hücrelere bölünürler. Böylece bir hücre iki, iki hücre dört, dört hücre on altı olarak çoğalarak gider böylece arzulanan hedefe dair bilgiler ve telkinler daha çok nöron ve hücre tarafından bilinmeye ve zaman içerisinde güçlenmeye başlar. Böylelikle inanç sistemi gelişir.

Bilinçaltı CD’lerine 7 gün ara verilmesinin sebebi şudur:
Hiçbir değişim ve dönüşüm biz bakarken gerçekleşmez. 21 gün boyunca hücrelere telkin bombardımanı yapıp bir hafta nadasta bıraktığınızda yükselen güçlü enerji hedeflenen amaca akacaktır. Bu akış esnasında yüklemeyi durdurmak gerekmektedir. Bu şekilde yapılan üç 21 günlük periyot sonrasında Yaşamınızda arzu ettiklerinizin somutlaştığını, gerçekleştiğini görecek ve zihninizin gücüne daha çok güveneceksiniz.

Ferhan Efeçınar
www.kuantumkoc.com
www.internationalquantumcoaching.com

SINIR ÖTESİ YAYINLARI
REKLAM VE PRODÜKSİYON HİZ. SAN. TİC. LTD.ŞTİ.
Çatalçeşme Sk. No: 23/1 Tezer Apt. K: 2 D: 4
Cağaloğlu - İstanbul